Kafanızda Ne Var? MRI ve MS

2888
08 Ocak 2016 Cuma
Kafanızda Ne Var? MRI ve MS

MR görüntüleri sadece MS’inizin seyrini göstermez, nörologlara beyninizde neler olup bittiği ve bunu tedavi etmenin en iyi yolunun ne olduğuna ilişkin fikir de verir. 

30 dakikada yapabileceğiniz çok şey var.  Sevdiğiniz televizyon programını izleyebilir, yemek yapabilir ya da eşiniz ve ailenizle güzel zaman geçirebilirsiniz. Fakat dürüst olalım, doktorunuzun talimatıyla gürültülü, dar bir tünelin içinde yatmak muhtemelen listenin üst sıralarında değildir. Ne var ki, aşağı yukarı yarım saat süren bir MR taraması MS’in hem tanısı hem takibi için gerçekten önemlidir ve doktorların tedavi kararı almasına ve rahatsızlığın nasıl seyrettiğinin izlemesine yardımcı olan bilgiler sağlar.

Size MS tanısı konduysa muhtemelen daha önce en az bir MR taramasından geçmişsinizdir. MR’ın açılımı ‘manyetik rezonans görüntüleme’dir ve bu teknik ilk olarak 1930’larda geliştirilmiştir. Ancak hastanelerde kullanılmaya 1980’lerde başlanmıştır. Bugün MR, özellikle merkezi sinir sistemini etkileyen MS gibi hastalıklar söz konusu olduğunda doktorlar için temel bir araçtır. MR ile beynin ve omuriliğin yapısal detayları, röntgen ve bilgisayarlı tomografi (CT) taramalarında olduğundan çok daha net görünür.  MR, röntgenden ve CT’den farklı olarak radyasyon içermez. .

MR tarayıcıları oldukça karmaşık cihazlardır, fakat büyük resim şöyledir…

MR nasıl çalışır

Tarayıcılarda yumuşak dokuların (beyin gibi) detaylı resimlerini oluşturmak için güçlü bir mıknatıs, radyo dalgaları ve bir bilgisayar kullanılır.  Bu resimler dokudaki su miktarının gösterilmesi yoluyla oluşturulur.  Beynin hasarlı alanları (lezyonlar) sağlıklı beyin dokusundan daha yüksek su içeriğine sahip oldukları için ortaya çıkar.

MR Taraması Tipleri

MS’te sıklıkla iki temel tarama tipi kullanılır. Doktorunuzun veya radyoloğunuzun T1 ve T2 hakkında konuştuğunu duymuşsunuzdur. Beyindeki beyaz madde T1 ağırlıklı görüntülerde gri maddeden daha koyu görünürken, T2 ağırlıklı görüntülerde daha parlak görünür.  T1 taramalarında, görüntülerin daha net olmasına yardımcı olmak için vücuda gadolinyum (Gd veya gad olarak kısaltılır) adlı bir kontrast madde enjekte edilir.

İki tarama tipi beyindeki farklı hastalık aktivitesi öğelerini gösterebilir. Gd kontrastlı T1 ağırlıklı bir MR taraması enflamasyon alanlarını ve kalıcı hasar alanları olduğu düşünülen “kara delikleri” vurgular. T2 ağırlıklı görüntüler toplam hasar miktarını veya lezyon yükünü değerlendirmek için kullanılır.  Buna hastalık yükü dendiğini de duymuş olabilirsiniz.

MS tanısında MR

MS’in fiziksel belirtileri hikayenin sadece bir bölümüdür. MS özellikle hastalığın erken evrelerinde genellikle beyni dışarıdan anlaşılmayacak şekillerde etkiler. Bu nedenle bir MS tanısını doğrulamak için nörologlar yüzeyin altına bakmak için MR taramalarını kullanır.  Aslında, erken evrelerdeki değişimlerin MR ile saptanması MS’in nörologlar tarafından kontrol edilmesinin yolunu değiştirerek vurguyu fiziksel semptomlardan öncelikle beyinde hasarın önlenmesine kaydırmıştır.

Değişimlerin MR ile Takip Edilmesi

MR aynı zamanda nöroloğunuzun MS’in seyrini takip etmek için kullandığı önemli bir araçtır ve çoğu doktor yılda bir MR taraması önerir. Beyninizdeki MS aktivitesinin düzeyinin takip edilmesi hastalığın ne kadar hızlı ilerlediğini ve belirli bir tedavi stratejisinin ne kadar işe yaradığını ortaya çıkarabilir.

MR Teknolojisinde Sırada Ne Var?

Teknoloji hiçbir zaman yerinde durmuyor ve diğer birçok şey gibi MR teknolojisi de sürekli gelişiyor.  Örneğin, son araştırmalar bütün vücut difüzyonu ağırlıklı MR taramasının vücutta kan kanserlerinin yayılmasını takip edebildiğini göstermektedir ki bu geçmişte son derece zordu. 

Nörolojide, bilim insanları her yaştan sağlıklı insanların taramalarını karşılaştırarak beyinlerimizin zaman içinde nasıl değiştiğini araştırmaktadır. Bu çalışmalar MS gibi hastalıklarda beyindeki değişimlerin daha iyi anlaşılmasına yol açabilir.

En Son Araştırmalar

Yeni MR teknikleri araştırma amacı ile giderek daha fazla kullanılmaktadır.  Geleneksel MR lezyonların varlığını ortaya çıkarsa da, yeni geliştirilen teknikler (bu kulağa doğrudan bir bilim kurgu filminden fırlamış gibi gelebilir) bilim insanlarına hasarlı dokuda ve beynin başka yerlerinde gerçekte ne olduğunun net bir resmini sunmaktadır.

Manyetizasyon transferi oranı olarak adlandırılan bir teknik, hasarlı alanlara yoğunlaşarak araştırmacıların belirli lezyonlardaki doku hasarının boyutunu hesaplamasına olanak verirken, manyetik rezonans spektroskopisi (MRS) ile beyin hücreleri hasar görürken gerçekleşen önemli kimyasal değişimler ölçülmektedir.

Başka bir modern teknik olan difüzyon tensör görüntülemesi beyindeki değişiklikleri hücresel düzeyde ortaya çıkarmak için sinir liflerine ayrı ayrı yoğunlaşmaktadır.

Bu yeni makineleri geliştirip çalıştırmak elbette son derece pahalıdır; laboratuvarda kullanımla kısıtlı olmalarının nedeni de budur.  Fakat bu cihazların yakınınızdaki bir hastaneye ulaşması sadece bir zaman meselesidir. Bu arada, MR’daki bu ilerlemelerin araştırmacıların multipl sklerozu daha iyi anlamasına yardımcı olduğunu bilmek cesaret vericidir; bunun yanı sıra yeni ilaç tedavileri de geliştirilmektedir.

“Kafanızda ne var” sorusuna tamamen yeni bir anlam katıyor, değil mi?

X

Yurtdışından bir siteye yönlendiriliyorsunuz, onaylıyor musunuz?