Dördün Gücü: Multipl Skleroz Aktivitesinin Dört Göstergesi

2092
08 Ocak 2016 Cuma
Dördün Gücü: Multipl Skleroz Aktivitesinin Dört Göstergesi

MS’in nasıl seyredeceğini öngörmemizi sağlayacak somut bir yol olmasa da, bu dört göstergeden elde edilen bilgilerin toplamı hastalığın nasıl ilerleyeceğine dair ipuçları verebilir.

Hiç futbol maçına gittiniz mi? İyi bir maçta, takım bir arada hareket eder, oyuncular birbirlerini tamamlar ve takım arkadaşlarının hamlelerini tahmin eder.  Fakat televizyonda bir maç izlemek, kamera her bir oyuncunun becerilerine odaklandığı için, size tamamen farklı bir bakış açısı kazandırır. Kamera görüntüyü uzaklaştırana kadar takımın bir bütün olarak fonksiyonunu anlayamazsınız.

MS’i anlamaya veya değerlendirmeye çalıştığınızda da benzer bir durumla karşılaşırsınız. Hastalığın bir yönüne ne kadar yakından bakarsanız bakın, resmin sadece bir bölümünü görebilirsiniz; çünkü MS’in birçok yönü ve belirtisi, yani birlikte çalışan birçok takım üyesi vardır.  Resmin bütününü görmek için uzaktan bakmanız gerekir.

MS’in seyrini öngörmenin tek bir somut yolu olmadığından, nörologlar hastalığın nasıl ilerleyebileceğine dair bir fikir edinmek için çeşitli göstergelerden edindikleri bilgileri bir araya getirerek kullanırlar.  Peki, hangi göstergelere bakarlar? Hastalık aktivitesinin iyi bilinen üç ölçüsü vardır: ataklar, fiziksel değişimler (özürlülük) ve manyetik rezonans görüntüleme (MR) lezyonları. Nöroloğunuz size daha önce bunlardan birinden veya hepsinden söz etmiş olabilir. Araştırmalar ilerledikçe, MS ve beyinle ilgili bilgimiz arttıkça, beynin boyutlarındaki değişimlerin takibinin değeri hakkında da daha fazla bilgi ediniyoruz.

Bu göstergelerin her birini tek tek ele alalım.

Ataklar

Ataklar; relapslar, alevlenmeler veya şiddetlenmeler olarak da bilinmektedir.  Gerçekçi olalım, kimse atakları sevmez! Ataklar; açıklanamayan güçsüzlüklerle, görme sorunlarıyla, uyuşukluklarla veya karıncalanmalarla, sersemlik ya da baş dönmesiyle sizi yolunuzdan alıkoyabilirler.  Peki, gerçekte neler oluyor? Beyinde MS’in neden olduğu hasar, sinirsel iletimi önleyerek veya bozarak sinyallerin düzgün iletilememelerine neden olduğunda atak ortaya çıkar.  Semptomların sayısı, tipi, şiddeti ve süresi sadece kişiden kişiye değil, ataktan atağa da değişir.

Nörologlar atakların sıklığını (atak oranı) MS’in şiddetinin bir ölçüsü olarak kullanır.  Atak oranını ölçmenin en yaygın yolu ataklarınızı saymak ve tanıdan itibaren her yıl yaşadığınız ortalama atak sayısını hesaplamaktır.  Bu hesaplama yıllık atak oranı veya ARR olarak adlandırılır.

Ataklar, özürlülük durumunun potansiyel seyrini değerlendirmek için faydalı bir yöntemdir. Aslında, ataklar arasındaki süre ve aynı zamanda bir atağın ardından iyileşme düzeyi genel yeti kaybı ile ilişkilidir. Bu durum özellikle hastalığın ilk zamanlarında gerçekleşen ataklar için geçerlidir. Ancak ilerlemeyi hafifleten ve etkileyen başka önemli faktörler de bulunmaktadır. Bu nedenle, aşağıda açıklayacağımız gibi, hekimler lezyonları ve beynin bütünündeki değişimleri takip etmenin yanı sıra özürlülüğün ve fiziksel değişimlerin seyrini de doğrudan değerlendirmektedir.

Fiziksel Değişimler

Ataklarda olduğu gibi, MS’in fiziksel semptomları da insanları farklı zamanlarda farklı şekillerde etkiler.  Ataklar ağrılı, sıkıntı verici ve korkutucu olabilir; fakat özellikle Atak ve İyileşmelerle Giden MS (Relapsing - Remitting MS) tipi görülen hastalarda bunları tam veya kısmi iyileşme takip edebilir. Çalışmalar bazı atakların ardından iyileşme düzeyinin yetersiz olduğunu ve bunun özürlülük birikimine yol açtığını göstermiştir.  Maalesef özürlülük genellikle kalıcıdır ve MS’in hayatı en fazla değiştiren yönü olabilir.

Merkezi sinir sisteminizin ne kadar iyi çalıştığını görmenin tek bir yolu yoktur.  Ancak, Genişletilmiş Özürlülük Durumu Ölçeği (EDSS) olarak bilinen bir testte özürlülüğü ölçmek için merkezi sinir sisteminin farklı fonksiyonel bölgelerinin (örneğin yürümeyi ve konuşmayı yöneten bölgeler) çeşitli değerlendirmeleri kullanılmaktadır.

Bu değerlendirmelerin ardından bir EDSS skoru hesaplanabilir. Bu skor 0 ile 10 arasında, yarım puanlık aralıklarla bir özürlülük puanlamasıdır.  Farklı rakamlar farklı özürlülük düzeyini göstermektedir, yani örneğin 6 skoru MS’li kişinin yürürken bir baston kullanması gerektiğini gösterir.

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR) Lezyonları

Manyetik Rezonans Görüntüleme veya MR, gözle görülen fiziksel semptomlar ortaya çıkmadan önce hastalık aktivitesini gözlemlenenin tek yöntemi olduğundan nörologlar için önemlidir. MR vücudun hemen hemen her bölgesinin içine bakmak için kullanılan bir görüntüleme tekniğidir - büyük oranda, röntgenin doktorların kemiklerin görüntüsünü görmesini sağlaması gibi işlev görür. MS’te beyin ve omurilik görüntülenmektedir. Ancak, röntgenden farklı olarak, MR taramalarında dokudaki su miktarının detaylı görüntülerini oluşturmak için güçlü bir manyetik alan oluşturulur. Beyindeki lezyon olarak bilinen hasarlı alanlar sağlıklı beyin dokusuna göre daha fazla su içerdikleri için ortaya çıkar. 

MR, hem MS tanısı koymak hem de MS hastalığının seyrini takip etmek için kullanılır.  Araştırmacılar MR taramalarında edinilen bilgilerden yola çıkarak gelecekteki fiziksel veya bilişsel (örn. bellek, dikkat veya konsantrasyon) sonuçların nasıl öngörülebileceğini araştırmaya devam etmektedir.

MR taraması yaptırmak güvenli ve ağrısız bir prosedürdür ve genellikle önceden herhangi bir hazırlık yapılmasını gerektirmez; ancak, klostrofobiniz (kapalı alan korkusu) varsa biraz rahatsız edici olabilir. MR tarayıcısı temelde her iki ucu açık olan, hastanın düz bir yatak üzerinde yattığı büyük bir borudur.  Tarama sırasında radyolog sizi bir monitörden görebilir ve sizinle bir dahili haberleşme sistemi yoluyla konuşabilir. Tarayıcıdaki elektrik akımı açılıp kapandıkça zaman zaman yüksek vurma veya çarpma sesleri duyulabilir; bu nedenle size takmanız için kulak tıkaçları veya kulaklıklar verilir. İşlem genellikle kısa bir süre içinde (30 dakika kadar) sona erer.

Beyindeki Değişimler

Tıbbi gerçek: herkesin beyni yaşlandıkça küçülür (evet, gerçekten!). MS’li kişiler için, beyindeki bu küçülmenin daha yüksek bir hızda gerçekleştiği saptanmıştır.

Beynin boyutundaki bu küçülmenin etkisi hemen belirgin hale gelmez ve kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bunun nedeni beynin yeni bağlantılar oluşturarak hasarı telafi etmek gibi olağanüstü bir özelliği olmasıdır - bir yolun kapalı olduğunu ve gideceğiniz yere varmak için alternatif bir yol bulmanız gerektiğini hayal edin. Bununla birlikte, farkına varabileceğiniz bir semptom yorgun hissetmenizdir (evet, bu korkulan MS yorgunluğuna katkıda bulunan bir başka faktör olabilir!). Beyninizin ekstra çaba göstermesi gerektiği için dikkatinizin daha çabuk dağıldığını veya aynı anda birden fazla iş yapmada veya konsantre olmada zorluk çektiğinizi fark edebilirsiniz; buna karşın bazı MS hastaları bundan hiç etkilenmeyebilir.

Nörologlar MR yoluyla zaman içinde beyindeki değişimleri ölçerek hastalığın nasıl seyrettiğini takip edilmekte ve bu bilgileri tedavinin etkililiğini değerlendirmek için kullanabilmektedir.  Son yıllarda tedavinin odağı hastalığın neden olduğu değişimleri kontrol altında tutmaktan, öncelikle beyindeki hasarı önlemeye kaymıştır.  Tedavinin nihai hedefi, sizin için önemli olan şeyleri yapmaya devam edebilmeniz için beyni mümkün olduğunca erken  - fiziksel veya bilişsel semptomlar ortaya çıkmadan önce – korumaktır.

Çok Fazla Test…

Bu değerlendirmelerin hepsi biraz ürkütücü görünebilir. Başlı başına MS’le mücadele etmek bile yeterlidir, öyle değil mi? Fakat nöroloğunuzu, MS hemşirenizi veya kişisel MS ordunuzdaki başka bir sağlık profesyonelini sizin için belirledikleri plana göre görmeye devam etmeniz önemlidir. Bu dört gösterge, nöroloğunuzun hastalığınızın nasıl seyrettiğini anlamasına yardımcı olacak ve onu tedavinizde yapılması gereken değişikler  - eğer ihtiyaç varsa - hakkında uyaracaktır.  Bu testlerin sonuçları size MS’iniz hakkında bilgi verecektir. Ve, söyledikleri gibi, bilgi güçtür.

X

Yurtdışından bir siteye yönlendiriliyorsunuz, onaylıyor musunuz?